Monday, October 29, 2007

burjuva milliyetçiliği/faşizmi ile lümpen milliyetçilik/faşizm şu anda el birliği ile ülkenin yönünü değiştirmeye çalışıyor. fakat bilmedikleri ve de göremedikleri en önemli nokta bir yerden sonra burjuva ve lümpen kavramının çatışacağı ve bu yeni faşist dalganın seninin çok çıkmasını sağlayan fakat dalga içinde nicelik olarak daha az olan burjuvaların da ezilmeye başlayacağıdır. o uzun saçlı, küpeli ama eli kolu bayraklı erkekler, o son moda giyinen erkek arkadaşıyle el ele dolaşıp diğer elinde de saldırgan pankartlar taşıyan kadınlar lümpen faşizm kendilerine döndüğünde anlayacaklar nasıl bir hatanın içinde olduklarını.

çünkü milliyetçilik/faşizm en ayırıcı düşüncelerden biridir ve doğası gereği ayırmadan, bölmeden duramaz. o yüzden de hep başarısız olur.

5 comments:

ndo... said...

bahsettiğin yön değiştirme çabası, halkın tepkisi mi yoksa uygulanan siyaset mi? gösterileri "toplumu bilen kişi" edasıyla izlerken, kabarmış milli duyguların bir noktadan sonra nasıl olup da çatışacağını anlamamakla birlikte, ki eğer bahsettiğin halk tepkisi ise, ezilen tarafın burjuva olacağına şaşırmayacağım. bununla birlikte mevcut savaş yanlısı kalabalığa asla katılamamama rağmen, katılanların nasıl bir hataya düşmüş olabileceklerini anlamıyorum? düşmanımın düşmanı dostumdur diyorlar gibi şimdilik... hedef başka, bu nasıl birbirlerine dönecek?

ndo... said...

özlemişim sana soru sormayı, önce sorumu sordum sonra hoşgeldin diyorum :)hoşgeldin, napıyosun? ben iyiyim... oh.

dehri said...

bloğunuz hayırlı olsun nisancım. analizinin uzun vadede geçerli olabileceğini kabul etmekle birlikte, bu dinamiklerin birbirleriyle çatışmaya başlamadan evvel çatacakları yerlerin ve verecekleri hasarın daha bir önem taşıdığı kanaatindeyim. yani bu kış faşizm gelmesin.

NisanDede said...

nazlı orada demek istediğim şey şu. ortada bir güruh dolaşıyor(du) ve bu grubun iki ana damarı var(dı). üniversite görmüş, eli para tutan okumuş tayfa ve aksine toplumun hor görülmüş kesimleri. zaten eline bayrak alan 8-10 çapulcunun cafelerde oturan insanlara saldırmasında da bu hor görülmüş kesimin fikri yatıyor. hep ezilmiş kesim şimdi öyle güzel bir meşruluk kaynağı buldu ki bayrağı kaptığı gibi istediği yere saldırabiliyor, istediği zaman trafiği durdurabiliyor, istediği kişiyi tehdit edebiliyor. yani burada aslında çok net bir biçimde sınıfsal bir şey de var. bir süre daha böyle devam ettiği anda bunun kendi içine dönmeyeceğini söyleyemeyiz. yani bundan kastım da şu, bir bilmemne gösterisinde bugün kürt mahallelerine giden gruplar kendi içlerindeki küpelilere laf etmeye başlayacaktır. bu hep böyle olmuştur çünkü olayın kendisi tekleştirme üzerine kurulmuş. nasıl olup da çatışacaklar? çünkü asıl problem başka yerde.

NisanDede said...

dehri bey haklısınız tabi. yani iş çatışmalarını bekleyecek anı çoktan geçmiş durumda. çünkü çatışma için iki kemiğin arasındaki kıkırdağın erimesi gerekecektir ve korkarım kıkırdak da biz oluyoruz şimdilik..